T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı

İKLİMSU | İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi

Su Yönetimi Genel Müdürlüğü

Prof. Dr. Veysel EROĞLU "İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" Kapanış Toplantısına İştirak Etti.

Bakan Prof. Dr. Eroğlu, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğünce bir otelde düzenlenen "İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" kapanış toplantısına katıldı. 

Prof. Dr. Eroğlu, burada yaptığı konuşmada, 15 Temmuz'da tarihin en alçak darbesinin yaşandığını ve alçakça girişimi en şiddetli şekilde lanetlediğini belirterek, cuntacıların, darbecilerin milletin evlatlarına, askerine, polisine, TBMM'ye, kamu kurum ve kuruluşlarına ateş açtığını, masum insanları şehit ettiğini aktardı.
1

Türkiye tarihinde böyle alçak bir girişimin daha önce yaşanmadığına, darbeler olsa bile çoğu kez kan dökülmediğine vurgu yapan Prof. Dr. Eroğlu, şöyle devam etti:

"Milletimiz artık demokrasiye aşıktır, polis ile cuntacılara karşı en şiddetli şekilde karşı koymuştur. Bunları ben de bizzat gördüm. Gerçekten milletimizle gurur duyuyorum. Darbeye geçit yok, hiçbir zaman da olmayacak. Bunu herkes böyle bilsin. Şu anda bütün meydanlarda vatandaş bekliyor. Böyle bir şey var mı, sen Türkiye'yi 100 yıl gerisine götüreceksin. Ne idiği belirsiz birtakım kişilerin emriyle, Amerika'da yaşayan bir kişinin emriyle, FETÖ terör örgütünün emriyle bunları yapacaksın. Yok öyle bir şey. Kime hizmet ediyorsun sen? Ne için yapıyorsun?"
2

Bakan Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Türkiye'nin 14 yılda çok büyük bir mesafe kat ettiğine dikkati çekerek, milletin, hükümetin, devletin dimdik ayakta olduğunu ve darbelere asla geçit verilmeyeceğini vurguladı. Darbe girişimini önlemek isterken yaralanan vatandaşları ziyaret ettiğini ve o anlarda çok duygulandığını anlatan Eroğlu, şehit olan vatandaşlara Allan'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi. 

Darbe girişiminin millet sayesinde püskürtüldüğünü belirten Prof. Dr. Eroğlu, "Aziz milletimize şükran borçluyuz. Böyle bir millet yok. Kahraman bir millet, milletimizi buradan alkışlıyorum. Ayrıca gurur duyacağım bir husus da şudur, siyasi görüşü ne olursa olsun bütün millet, 79 milyon, darbeye karşı dur demiştir. Bu da gerçekten çok önemlidir. Bütün siyasi partiler de darbeye karşı çıkmıştır." değerlendirmesini yaptı.

Hidroelektrik İle 11 Milyar Dolarlık "Doğalgaz" İhracatı Önleniyor 

Konuşmasında iklim değişikliği ile ilgili yürütülen çalışmalara da değinen Prof. Dr. Eroğlu, küresel iklim değişikliğinin en büyük etkisinin su kaynakları üzerinde olduğuna dikkati çekti.
3

Çalışmalar çerçevesinde temiz, yenilenebilir enerji kaynaklarının hemen devreye sokulduğunu ve en büyük payın da hidroelektrik enerji olduğunu ifade eden Prof. Dr. Veysel Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Hidroelektrik enerjiye bazıları karşı çıkıyor ama oturup bir düşünmeleri lazım. Ezbere değil de bunu gerçekten inceleyerek kararlarını vermeleri lazım. Gaza gelmemeleri lazım. Bazı ülkelerin 'Türkiye enerjiye sürekli bağımlı olsun' şeklinde onların verdiği gaza bağlı kalmayarak, bunu serbest bir şekilde düşünürlerse, hidroelektrik enerji yenilenebilir, temiz bir enerji kaynağıdır. Tabiatı tahrip etmiyor. 

Yenilenebilir enerji kaynağı olması dolayısıyla biz de gerçekten bu konuya çok büyük önem verdik. 2003'te ben DSİ genel müdürüyken, 26 milyar kilovatsaatlik yılda bir üretim potansiyeli varken biz bunu yılda 91 milyar kilovatsaate çıkardık. Yani şu anda yağışlı zamanlarda bu yanan üç ampulün bir tanesinin enerjisi hidroelektrik enerjiden sağlanıyor. Kurak veya ortalama yağışın olduğu dönemlerde 4 tane ampülden bir tanesi hidroelektrik enerji kaynaklarından sağlanıyor. Yılda en az 11 milyar dolar doğalgaz ihracatını bu şekilde önlemiş oluyoruz." 

Bakan Prof. Dr. Veysel Eroğlu, ormanlarda Hidroelektrik Santralleri (HES) için verilen alanın koca bir okyanusta bir damla gibi olduğunu ama bir ağaç kesildiğinde de 5 ağacın dikildiğini, HES'lerin aynı zamanda taşkınların önlenmesine de çok büyük katkılar sağladığını belirtti.

Su kaynaklarını korumak için şimdiden tedbir alınması gerektiğine dikkati çeken Prof. Dr. Eroğlu, bu çerçevede bütün 81 ilde mevcut su kaynaklarının ve gelecekteki durumlarını gösteren bir eylem planının hazırlandığını ifade etti.

Şehirlerin içme suyu ihtiyacını karşılamak için de çalışmalar yapıldığını dile getiren Prof. Dr. Eroğlu, Ankara için Gerede projesinin olduğunu, tek başına 32 kilometrelik dünyanın en uzun içme suyu tünelinin de önümüzdeki yıl biteceğini bildirdi. Eroğlu, böylelikle 2060 yılına kadar Ankara'ya kalıcı bir çözümün bulunmuş olacağını belirtti.
4

Büyük Otellere "Su Tasarrufu" Önlemi 

Sulamalarla ilgili yapılan 320 baraj olduğuna, baraj ve göletlerde suyu biriktirmek için uygulamalar yapıldığına değinen Prof. Dr. Eroğlu, bu konuda yeni bir çalışmanın başlatıldığını bildirdi. Prof. Dr. Veysel Eroğlu, şunları söyledi: 

"Mümkün olan yerlerde yeraltı barajlar yaparak, bu biriktirmeyi sadece yüzeydeki baraj ve göletlerle değil yer altında da biriktirmek, yeraltı sularını da beslemek. Atık su arıtma tesisinden çıkan suların tekrar ikinci bir arıtmadan geçirmek suretiyle bunu sulamada kullanmak. Ona başladık nitekim. Hatta büyük oteller gibi yerlerde çift şebeke kullanmak suretiyle banyo sularını vesaire bunları bir yerde toplayıp, arıtarak rezervuarlarda kullanmaya varıncaya kadar bunları şimdiden düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim. İşte bu projeyle bunlar da yapıldı. Yakın bir gelecekte otellerdeki bina içi tesisatlarını iki şebeke olarak yapacağız. Çok su kullanan yerlerde bunu yapmak mecburiyetindeyiz. Çünkü suyun pek çoğu banyolardan kaynaklanan nispeten temiz sular. Rezervuarlar en çok su kullanan tesisatlardır. Bunu buralarda kullanmak gerçekten su tasarrufu konusunda büyük bir mesafe kat edilmesine vesile olacaktır." 

Prof. Dr. Eroğlu, yeni dönemde bin 71 baraj gölet ve sulama tesisini 31 Aralık 2019 saat 16.59'a kadar bitirmek için hedefe kitlendiklerini, gerçekleştiğinde bunun bir dünya rekoru olacağını belirtti. 
Toplantıda Yapılan Sunumlar İçin Tıklayınız;

1_Maruf Aras

1_Selahattin İNCECİK Proje-Final

2_Erdem Görgün

2_İzzet ÖZTÜRK

3_Seda ABAT

4_H. Turgut ÖZTAŞ

5_Oral YAĞCI

6_Caner GÜNEY Ceren EROPAK

 

Copyright © 2014 İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi